1/03/2015

El Yıkama Yöntemleri

El  Yıkama  Yöntemleri

-Sosyal El Yıkama: Su ve sabun kullanılarak, el ve bileklerin, 30-60 saniye süre ile yıkanmasıdır.
v  Yemeklerden önce ve sonra
v  Tuvalete girmeden önce ve sonra
v  Hastaya temastan sonra
v  İlaçları vermeden önce ve sonra
v  Eller her kirlendiğinde

-Hijyenik El Yıkama: Su, sabun ve antiseptik bir solüsyon  kullanılarak, el ve bileklerin, en az 1 dakika süre ile yıkanmasıdır.
v  Göreve başlamadan önce ve sonra
v  Kontamine olmuş bir malzemeye dokunduktan sonra
v  Enfeksiyona yatkın kişilerin odasına girmeden önce
v  Aseptik teknik kullanmanın gerekli olduğu herhangi bir işlemden önce ve sonra

-Cerrahi El Yıkama: Antiseptik bir solüsyon kullanılarak, el ve dirseklerin, en az 2-3 dakika süre ile yıkanması ve fırçalanmasıdır.
  • Cerrahi ekipteki kişilerin girişimden önce yaptıkları el yıkama yöntemidir.

Eller yıkanırken el değmeden açılan (ayak pedalı ya da elin musluğun altına gelmesiyle açılan) musluklar idealdir. Eğer bunlar yoksa musluklar kağıt havlu ya da tuvalet kağıdı ile açılıp kapatılmalıdır. 

Sosyal ve hijyenik el yıkama işleminden sonra ellerin;
v  Elektrikli cihaz ile,
v  Tek kullanımlık kağıt havlu ile,
v  Her birey için ayrı havlu ile,
v  Dönekli kumaş ile kurulanması mümkündür.


Cerrahi el yıkama işleminden sonra eller;
          v  Ancak steril bir kompresle kurulanabilir.


Cerrahi  Asepsi (Steril  Teknik): Herhangi bir yerde ya da araç-gereçte bulunan mikroorganizmaların yok edilerek hasta bireye geçişini önlemektir. Ameliyathane ve doğum odalarında çok kullanılır. Örneğin; ameliyat sırasında cerrahi hemşiresinin giydiği steril gömlek ve eldiven hastanın hemşireden mikrop kapmasını önler.

Amaç: Karşıdaki hasta bireyi korumaktır.

Cerrahi Asepsi İlkeleri;
1. Steril bir cisim sadece steril olan bir cisme değebilir. Steril olmayan bir cisme değerse kontamine olur.
2. Steril bir bohça veya paketin dışı steril değildir. Açarken önce kendimizden uzak taraftan başlamalıyız.
3. Steril cisim bel düzeyinin üzerinde tutulmalıdır. Cisim görüş açısı içerisinde olmazsa kazara kontamine olabilir.
4. Steril alan veya cisim üzerine doğru konuşmaktan, öksürmekten, hapşurmaktan ve üzerinden eli, kolu geçirmekten kaçınılmalıdır.
5. Steril alandan uzaklaşılmaz ve ona sırt dönülmez.
6. Gerektiğinde kuru steril forseps kullanılmalıdır.
7. Cildin içerisine yerleştirilecek bütün malzemeler steril olmalıdır.
8. Steril alan veya cisim üzerine herhangi bir sıvı sıçratılmaz.
          9. Eğer sterilizasyonunun en ufak bir şüphe varsa, cisim kontamine kabul edilmelidir. 

ASEPSİ TIBBİ ASEPSİ VE İLKELERİ

      ASEPSİ
Kelime anlamı “mikropsuz” olan asepsi, mikroorganizmaların üremelerini ve bulaşmalarını önlemeye ya da öldürmeye yönelik işlemleri içerir. Kısacası, hastalık yapan mikroorganizmaların yokluğu, enfeksiyonun olmamasıdır.
Asepsi, dezenfeksiyon, sterilizasyon ve antiseptik uygulamalarla sağlanır. 

Antisepsi: Canlı doku üzerinde veya içinde patojen mikroorganizmaların üremelerinin durdurulması ya da öldürülmesi sürecidir.

Asepsi, tıbbi ve cerrahi asepsi olmak üzere ikiye ayrılır;

Tıbbi  Asepsi (Temiz  Teknik): Patojen mikroorganizmaların hasta bir bireyden başka bir bireye ya da bir yerden başka bir yere geçmesini engellemektir. Bunu sağlamak için çeşitli yöntemlerden yararlanılabilir; toz alma, elektrik süpürgesiyle temizlik, yıkama, kaynatma vs..

Amaç: Sağlam olan bireyi, kendimizi korumaktır.


Tıbbi Asepsi İlkeleri;
1.      Eller sık sık yıkanmalı.
2.      Kirlenmiş materyali çevreye zarar vermeden yok etmeli.
3.      Kirli çarşaf ve eşyayı, üniformalara dokundurmadan taşımalı.
4.      Herhangi bir bakım aracını temizlerken, kendi üstüne ve etrafa sıçratmamalı.
5.      Yatak yapma, çarşaf değiştirme gibi işlemler sırasında toz kaldırmadan çalışmalı.
6.      Bakım işlemleri en az kirli alandan en kirli alana yönelik olmalı (Bu şekilde kirli bölgenin pisliği temiz bölgeye taşınmamış olur).
7.      Klinik içinde temiz araçların saklandığı bir yer olmalı, bu alanla araçların temizlendiği alan arasında uzaklık olmalı.
8.      Hastaların bakımında kullanılan sürgü, böbrek küvet vs. gibi eşyalar kesinlikle döşemeye konmamalı, boşaltıldıktan sonra temizlenerek yerine kaldırılmalı.
9.      Saçlar sık sık yıkanmalı, ya kısa kesilmiş olmalı ya da toplanmış olmalı. Üniforma kısa kollu olmalı. Tırnaklar kısa ve pürüzsüz olmalı. Mikroorganizmaların yerleşmesi, üremesi çok kolay olduğu için mücevher takılmamalı. Hastaların öksürük, hapşırık ve solunumu ile yüz yüze gelinmemeli.

Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde en önemli ve en basit uygulama, su ve sabunla, gerektiğinde de antiseptik bir solüsyonla ellerin yıkanmasıdır. Eller çapraz bulaşmada önemli bir etkendir. Yapılan araştırmalar sonunda ellerdeki bakterilerin en çok tırnak altında, parmak aralarında ve avuç içindeki derin çizgilerin içinde bulunduğu tespit edilmiştir. Hastane dışında bulunan kişilerin ellerindeki bakteri oranı % 6 iken, sağlık personelinin ellerinde bu oran % 60-70’dir.

HASTANE ENFEKSİYONLARI (NAZOKOMİYAL ENFEKSİYON)

   HASTANE  ENFEKSİYONLARI (NAZOKOMİYAL ENFEKSİYON)
Hastane enfeksiyonları hasta hastaneye yattığı gün ortaya çıkmaz. En erken 48-72 saat içerisinde görülebileceği gibi hasta taburcu olduktan sonra da ortaya çıkabilir.
Floronce Nightingale, büyükşehir hastanelerinde yatan hastalardaki mortalitenin (hastalanma oranı), hastane dışında tedavi edilen aynı hastalığa sahip olan hastalarınkinden çok daha yüksek olduğu fark etmiştir.
DSÖ, dünyada her yıl ortalama 190 milyon bireyin hastaneye yattığını, bunların         % 5’inin de hastane enfeksiyonlarına yakalandığını ve hastaların hastanede kalış sürelerinin ortalama yedi gün daha uzadığını bildirmiştir.
Hastane enfeksiyonlarının % 95’i bakteri kaynaklıdır. Özellikle son yıllarda virüs ve mantarlar da hastane enfeksiyonlarına yol açmaktadır.

Yapılan araştırmalara göre en sık görülen hastane enfeksiyonları şunlardır;
1.      Üriner sistem enfeksiyonları
2.      Cerrahi yara enfeksiyonları
3.      Solunum yolu enfeksiyonları vs..

Hastane enfeksiyonları hastanın daha uzun süre hastanede kalmasına, bu yüzden hem hasta hem de hastane açısından büyük ekonomik ve iş gücü kaybına neden olmaktadır.

Hastane enfeksiyonlarının kaynakları ve bulaşma yolları iki şekilde olur;

1.Endojen Kaynaklı; Hastanın derisinde, ağız, burun, boğaz ve bağırsak boşluklarında, varsa enfekte yaralarından taşıdığı mikroorganizmalar enfeksiyonu oluşturur. Yani mikrobik yayılım hastanın enfekte dokusundan sağlam dokusuna doğru gerçekleşir.
2.Ekzojen Kaynaklı (Çaprak Bulaşma); Servisteki diğer hastalar, hastane personeli, refakatçi ve ziyaretçiler enfeksiyon oluşturabilir.
3.Karışık Bulaşma; Hastada yukarıdaki her iki yolla enfeksiyonun oluşmasıdır.

Hastane enfeksiyonlarının oluşması ve yayılmasında hastanın kendi durumu (vücut direnci vs.), tozlar ve sağlık personeli önemli faktörlerdir.
            Hastane enfeksiyonlarının % 20-50’si önlenebilecek niteliktedir. Bu enfeksiyonların önlenmesiyle insan sağlığı korunmuş olacaktır.
            Hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde; aseptik teknikler, bağışıklama, izolasyon, antibiyotik kullanımı gereğinde hep birlikte kullanılan, gereğinde bir ya da birkaçına başvurulan yöntemlerdir.
            Enfeksiyonları önlemede aseptik tekniklerin önemi, mikroorganizmaların varlığının bilinmediği yıllarda, bugünkü anlamda olmasa da vurgulanmış ve günümüzde kazandığı anlama ulaşıncaya değin ilginç bir tarihsel gelişim izlemiştir. Büyük İskender’in askerlerini çıkartıları ile bulaşmadan korumak için, kamp yerini her gün değiştirdiği, ordunun içme suyunu kaynattırdığı ve hayvan çıkartılarını gömdürdüğü bilinmektedir. Hipokrat, yaralının ve cerrahların ellerinin kaynamış su ile yıkanmasının yara tedavisinde önemli olduğunu savunmuştur.
            Sonuç itibariyle; 1850-1900 yılları arasında sağlık personeli aseptik teknikleri uygulamışsa da, II. Dünya Savaşı’ndan sonra yeterince eğitilmemiş sağlık personelinden yararlanılırken, penicilin ve antibiyotiklere güven ve yoğun kuralsız kullanımı ile asepsi ilkelerinden uzaklaşılmıştır. Mikroorganizmaların antibiyotiklere karşı direnç kazanması nedeniyle aseptik tekniklerin göz ardı edilmesi şimdiki sonuçlara neden olmuştur.

1/02/2015

Enfeksiyon Belirti ve Bulgları

Enfeksiyon Belirti ve Bulguları;
  • Ateş                                       &Lenf nodüllerinde şişme
  • Bulantı ve kusma                  &Lökosit sayısı 5000-10.000⁄mm3’den yüksek olması
  • İştahsızlık                              &Sedimantasyon sayısının 5-15 mm/h’den yüksek olması
  • Halsizlik                                &Demir seviyesinin 60-90 g∕dl’den düşük olması

ENFEKSİYON RİSKİ OLUŞTURAN DURUMLAR

Enfeksiyon Riski Oluşturan Durumlar

  • Cilt bütünlüğünün bozulması
  • Organizmanın ilk korunma hattının savunma yetersizliği
  • Beslenme durumu (malnütrisyon, dehitratasyon vs.)
  • İnvazif girişimler (intra venöz, üriner vs kateter uygulaması, drenaj, ameliyat vs)
  • Kontamine (kirli) malzeme
  • Yaş (uç yaşlar; bebekler, yaşlılar)
  • Kronik hastalıklar (diyabet, kalp, hipertansiyon vs.)
  • Hastanede uzun süre kalma
  • Radyasyon (kemik iliği depresyonu--baskılanması)
  • Kemoterapi (kemik iliği depresyonu) vs.